Şehir Faresi Nasıl Olunur ?
Yazar: Muhlis ÖZTÜRK

Şehir Faresi Nasıl Olunur ?


12.07.2015

Uzun zamandır yazmaya ara vermiştim, şimdi Çeşme sahillerinde denize karşı içeceğimi yudumlarken fırsat bulup size şehir içindeki sürüş hakkında biraz yediğim kazıkları anlatacağım.

Şehir içi motosiklet sürüşü, bildiğimiz ve öğrendiğimiz bazı kuralları doğrudan çöpe atmamızı veya biraz değiştirerek uygulamamızı gerektirir, konumlanma, bilgi verme, alma biraz daha farklı ve hızlıdır şehir içinde. Sabırsız, cep telefonuyla mesaj yazmaya çalışan, konuşan, yanındakine laf yetiştiren araba sürücüleri size dikkat etmedikleri için, sizin olara dikkat etmeniz gerekir ve maalesef bu tür insanlarla karşılaşma ihtimaliniz şehir içinde daha fazladır.

Sadece şehir içi eğitimi veren bazı kurumlar ve hocalar var, ilk önerim bütçe ayırıp temel eğitimleri aldıktan sonra muhakkak bu tür bir eğitim alın, faydasını göreceksiniz, benim anlatacaklarım siz bu eğitimi alana kadar sizi hayatta tutmak için, ve asla gerçek bir eğitimin yerini tutmaz.

İlk olarak her ne kadar herkes sizin bir araba gibi davranmanızı beklese de siz bir araba değilsiniz ve asla bir araba gibi davranmaya çalışmayın, haklı ama ölü olursunuz. Bunu açalım:

• Trafik durduğunda önünüzdeki arabayı ortalayıp sanki siz de bir arabaymışsınız gibi durmayın. Ben buna Garfield'e bir kala pozisyonu diyorum. Neden ? Arkanıza gelecek aracın sürücüsü o sırada Whatsapp üstünden sevgilisi ile atışmakta olduğundan trafiğin durduğunu fark edemez, bir anda önünde duran trafiği görür, frene asılır ama çok geçtir, siz iki araç arasında tost olur, öndeki aracın arka camına peluş Garfield oyuncağı gibi yapışırsınız. Doğru olanı yaptığınız halde hastanelik olursunuz ve sürücünün tek söyleyeceği "dalmışım" olacaktır, yani hayatınızın değeri iki satır Whatsapp konuşmasından daha azdır o sürücü arkadaş için. Bu davranış şeklini çoğaltmak mümkün, örneğin yeni aldığı spor arabasıyla kız arkadaşına hava atmaya çalışan genç arkadaş fren mesafesini aracın acemisi olduğu için yanlış kestirdiğinden bir anda size çarpar ve sonuç aynıdır.  Nerede duracağız ? Önünüzdeki aracın kaporta çizgisinde kalmayın yeter. Ben genelde şerit çizgisini tercih ediyorum.

• Akan trafikte asla bir araç ile birebir yan yana kalmayın. Sürücü aynaya baktığında sizi ya görmeyecektir ya da henüz patronuyla yaptığı stresli iş görüşmesini atlatamadığı için aynayı kontrol etmeden üstünüze kırdığında fren ve reaksyon zamanınız ve mesafeniz olmayacaktır. Bir aracın ya ön çaprazında ya da arka çaprazında kalın. Bu sizi görmesini sağlayacak, arkada olduğunuzda fren ve algılama mesafesi bırakacak, önde olduğunuzda ise eğer bakar kör değilse sizi görecek, kör ve mucizevi bir şekilde araba kullanıyorsa da  gaza asılıp kaçmak için fırsat bırakacaktır. Aynalarınızı periyodik olarak kontrol etmeyi asla ihmal etmeyin, ben ediyorum ve çoğunlukla başımı belaya sokuyorum.

• Kırmızı ışık yandığı anda hemen alarm durumuna geçin, çünkü arkanızda bulunan sizin geçeceğinizi hesaplayıp hızını azaltmamış olabilir, ayna kontrolü ile bunu anlayabilirsiniz. Eğer duracaksa sorun yok, durmayacaksa sıkıntı. 

• Işık yandığı anda mümkün olduğu kadar en öne gitmeye çalışmanızı söyleyenler olacaktır, bu doğru, ama bunun sebebi araç sürücülerinin oldukları yerde durmalarına nispet yapmak değil, tamamen güvenlik. Bunun adına filtreleme deniyor. Mantığı ise potansiyel tehlike olan ve olabilecek  araçları mümkün olduğu kadar geride bırakmak, çünkü akan trafikte onları arkada bırakmaya çalışmak daha tehlikeli. Düşünce basit, maalesef trafikte bulunan herkes insanlıktan aynı seviyede nasibini almış olmuyor, yarışmaya çalışan mı dersin, motosikleti araçtan görmeyen mi dersin, modelini anlamak için üstüne kıran mı dersin, "abi bu kaç yapıyo" diye sormak için dibine giren mi istersin, hepsi var, ve işin kötüsü bunlardan biri, birkaçı veya hepsi hemen önündeki trafikte olabilir, hazır onlar duruyorken ekarte et ki hareket halinde seni pastırma yapmasınlar. Bunu yaparken azami dikkat ! Kapıyı açan olabilir, o motor oradan geçmeyecek olabilir vs vs. Özellikle geçmeyeceğini düşünüyorsan zorlama ! Aynaya hafif dokunman, yandaki aracı çizmen, o araç sahibini çok hızlı potansiyel motosiklet düşmanı yapar, sen kurtarırsın belki ama senden sonraki motosiklet sürücülerini sinirli bir sürücü ile baş başa bırakırsın, senin hatanı onlar çeker. Bu arada akan trafikte filtreleme yapmak tehlikelidir, ben yapmıyorum, yapanı da görürsem uzaklaşıyorum. 10 km/s üstü hızlar filtreleme için tehlike arzetmeye başlıyor. Bu arada bunu yapmanızı istemeyen sürücü muhakkak olacaktır, zorlamayın kesinlikle. Önünüzdeki sürücüyü germeniz size hiç bir fayda sağlamaz. Bırakın devam etsin, eninde sonunda önüne geçebileceğiniz bir fırsat olacaktır.

• Sabırsızlar ile dalaşmayın, yol verin geçsinler, bırakın başkasının problemi olsunlar, empati yapın, belki karısı hastanede ve doğum yapıyor adam da yetişmeye çalışıyor, bilemezsiniz, o yüzden bırakın ilerlesinler.

• Uyanıklık yapmayın. Kaldırıma çıkıp yayaları rahatsız ettiğinizde (ki içlerinde araç sürücüleri veya potansiyel motosiklet sürücüleri olabilir) bunun size veya size olmasa da başka motosiklet sürücüsü arkadaşlarımıza dönüşü muhakkak olacaktır. Emniyet şeridine girdiğinizde polis olmasa bile birileri bunu görüp, "onlarda taşıt, bende, bende girerim arkadaş o zaman" diyebilir, sonra emniyet şeridi kilitlenir ve belkide o sırada kalp krizine gitmekte olan ambulans aslında sizin amcanız için geliyordur ama ulaşamıyordur, bilemezsiniz, yaptığımız her hareketin bir dönüşü olduğunu unutmayın, iki tekerin üstünde kabul etmek istemesekte sorumluluğumuz var, koskoca bir camiayı temsil ediyoruz aslında.

• Son olarak şeritte bulunduğunuz yer ve hatta hangi şeritte bulunduğunuz çok önemli. Eğer dönecekseniz, şeridin döneceğiniz yere yakın teker izinde olun ki arkanızdaki farklı bir fikre kapılmasın, ve eğer otoban çıkışı varsa, veya dönüş, tam ters şeritte olmaya çalışın ki son anda dönüşü akıl eden 24 saattir uyumamış ve mesai yapmış amcamız sizi biçmesin. Yani sola döneceksek, sol teker izi, eger sağda otoban çıkışı varsa mümkün olduğu kadar sol şeritte.

Bu bilgiler hayat kurtarır mı bilemem, ama eğitim alana kadar sizi bir iki hafta idare edecektir. Anlattıklarımın bir kısmı kendi tecrübelerim, bir kısmı okuduğum bazı kitaplardan, bazıları da eğitmenlerimin söyediklerinden alıntılar. Burada önemli olan şu, limitlerini bilerek trafikteki diğer sürücüleri rahatsız etmeden, rahatsızlarla uğraşmadan en güvenli şekilde gideceğimiz yere haklı ama ölü olmadan ulaşmak. Ölmeyelim, ama motosiklet ve kullanıcıları konusunda da kötü izlenimler oluşturmayalım.

Hepinize bol gezerli günler...

Muhlis ÖZTÜRK

motorcular.com'da üye ve kurumsal kullanıcı üyelerinin oluşturduğu tüm içerik, görüş, bilgi ve belgelerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcılara aittir. motorcular.com portalına girilen içeriklerin, görüş, bilgi ve belgelerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırı olmasından motorcular.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan veren üyeler ile irtibata geçebilirsiniz.

Başa Dön