• Anasayfa
  • >
  • Haberler
  • >
  • Motosiklet ve Ötesi: Avrupa'da Honda Adventure Merkezleri

Motosiklet ve Ötesi: Avrupa'da Honda Adventure Merkezleri

Motosiklet ve Ötesi: Avrupa'da Honda Adventure Merkezleri


17.01.2026

Honda'nın İtalya, Fransa ve Birleşik Krallık'ta bulunan üç resmî Adventure Merkezi, amiral gemisi CRF1100L Africa Twin başta olmak üzere diğer Honda modellerinin tüm potansiyelini güvenli ve kontrollü bir ortamda keşfetmek isteyen kullanıcılar için tasarlanmış.

Bu merkezlerde sürücüler, uzman eğitmenler eşliğinde güvenli ve konforlu şekilde özgüven kazanarak, dünyanın dört bir yanında kendi maceralarına atılabilecek donanıma sahip oluyor. Üç ana merkez de farklı seviyelerde sürüş tecrübesine sahip çok sayıda sürücü için yüksek erişilebilirlik sunuyor. Honda'nın ikonik CRF1100L Africa Twin modeli, etkileyici teknik özellikleri ve benzersiz arazi kabiliyeti sayesinde tüm faaliyetlerin merkezinde yer alıyor.

Honda'nın arazi sürüşüyle uzun ve köklü bir geçmişi bulunuyor. İki farklı jenerasyonda kazanılan sekiz Dakar zaferi (1981, 1986–1989, 2020–21 ve 2024), markanın yeni adventure modelleri geliştirme konusundaki yetkinliğini ortaya koyuyor. Üst düzey motor sporları tecrübesi ise Honda'nın bir diğer özgün yönünün temelini oluşturuyor: arazi sürüş eğitim merkezleri.

Bu merkezler benzersiz bir fırsat sunuyor: Dünyanın en iyi sürücülerinden bazıları tarafından verilen uzman eğitimi, her türlü zeminde ve her uzunluktaki yolculukta kullanılmak üzere özel olarak donatılmış bir motosiklet üzerinde alma şansı. Bu motosikletin adı: CRF1100L Africa Twin.

Adventure merkezleri ve sahipleri, sınırlar ve binlerce kilometreyle birbirinden ayrı olsalar da; toprak, toz ve ortak bir inanç etrafında birleşiyorlar: İster amatör ister profesyonel olsun, macera motosikletçiliği gösterişle değil, hazırlıkla ilgilidir. Fransa Aveyron'daki David Frétigné, İngiltere Exmoor'daki Dave Thorpe ve İtalya San Giorgio Piacentino'daki Marcello 'Bulldozer' Romano; seçkin yarış kariyerlerinden beslenen, Honda destekli adventure ve arazi merkezlerini yönetiyor. Ancak bugün bu merkezleri tanımlayan şey yarış geçmişleri değil; eğitim, empati ve gelişim odaklı yaklaşımları.

Üç merkezde de ortak bir nokta dikkat çekiyor: Hiçbiri yarış geçmişlerini yüceltmek amacıyla kurulmamış. Aksine, her biri önemli bir farkındalık anından söz ediyor. Pek çok sürücünün gerçek anlamda arazi sürüşüne hazır hale gelmek için ciddi destek ve yönlendirmeye ihtiyaç duyduğunu fark etmişler. Çok branşlı bir şampiyon olan Frétigné (5 kez Fransa Enduro Şampiyonu, üst üste 6 kez Trèfle Lozérien AMV galibi ve 2008 Fas Rallisi şampiyonu), asfalt bittiğinde büyük bir adventure motosikletini kontrol edebilmek için temel bilgileri öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu, kaç sürücünün buna ihtiyaç duyduğunu görünce şaşırdığını anlatıyor.
'Motokros, kum, rally raid… Bunca birikmiş bilgim vardı,' diyor. 'Bu merkez, bunları gerçek arazide, gerçek insanlarla doğru şekilde paylaşmanın bir yolu oldu.'

Üç kez 500 cc Motokros Dünya Şampiyonu olan Dave Thorpe (1985, 1986, 1989) da aynı görüşte. Honda ile geçen bir ömür ve parlak bir yarış kariyerinin ardından, vitrin hayalleri ile gerçek sürüş deneyimi arasında büyük bir boşluk olduğunu fark etmiş.
'Bir motosiklete bayide dokunabilirsiniz, ama onu gerçekten nerede araziye çıkarıp sürebilirsiniz?' diye soruyor. Bunun cevabı, Honda UK ile birlikte kurduğu merkez olmuş. Burada kullanıcılar, adventure motosikletlerini olması gerektiği gibi deneyimliyor: rehberli, destekli ve güvenli şekilde.

Romano'nun İtalya'daki akademisi de benzer bir çizgide ilerliyor. Başarılı bir yarış geçmişine sahip olsa da, bugün odağı performanstan ziyade gelişim. Hafta sonları teori, kapalı alanda pratik ve ardından gerçek, halka açık arazi rotalarını birleştiriyor. Böylece öğrenilenler hemen gerçek hayata aktarılıyor.
'Cumartesi öğreniyorlar,' diyor, 'pazar günü ise bunun gerçek dünyada nasıl işe yaradığını anlıyorlar.'

Coğrafyaları farklı olsa da merkezlerin felsefesi neredeyse aynı: Her şey sürücüye özel. Tek tip bir eğitim modeli yok. Thorpe bu konuda özellikle net. Kayıt formunda ne yazarsa yazsın, her sürücü eğitime 'boş bir sayfa' olarak geliyor. Eğitmenler önce sessizce gözlem yapıyor; beden pozisyonu, özgüven, tereddüt… Sonrasında günün akışı buna göre şekilleniyor. Gergin sürücülere bire bir destek verilirken, daha deneyimli olanlara baskı olmadan ilerleme alanı tanınıyor.
'Ne en hızlı sürücünün sıkılmasını isteriz, ne de en yavaş olanın zorlanmasını,' diyor Thorpe. 'Akış özgür olmalı.'

Frétigné de bu dengeyi zamanla geliştirmiş. Başlangıçta merkez daha yarış odaklıyken, bugün vurgu gösteride değil başarıda.
'Ne kadar ileri gidilebileceğini göstermeniz gerekir,' diyor, 'ama insanları asla hevesinden soğutmamalısınız.'
Sürücülerin eğitimden başarı hissiyle ayrılması şart. Bu bazen on yıl boyunca edinilmiş kötü alışkanlıkları parçalarına ayırmak anlamına geliyor; kimi zaman video analizleriyle sürücünün hatayı kendi gözleriyle görmesi sağlanıyor.
'Günün sonunda yüzdeki gülümseme her şeydir,' diyor.

Romano'nun yaklaşımı da aynı derecede insan odaklı. Kurslar, ulaşılması zor hedefler yerine özgüven kazandırma üzerine kurulu. Sürücüler sıfırdan başlayabiliyor, ancak iki gün içinde çoğu potansiyelinin yüzde 75'ine ulaşıyor. Sonrasında bireysel dersler ve İtalya genelinde düzenlenen rehberli turlar, öğrenmenin doğal biçimde devam etmesini sağlıyor. Bu tek seferlik bir deneyim değil; bir yolculuk.

Bu yolculuk fikri üç merkezde de ortak. Africa Twin ve Transalp gibi modeller bu yolculuğun merkezinde yer alsa da, hiçbir merkez motosikletlere kutsal birer obje gibi yaklaşmıyor. Onlar birer araç; sürücüye uygun olacak şekilde seçiliyor. Thorpe, daha küçük ve göz korkutmayan motosikletlerin önemini vurguluyor.
'Hiçbir şeyden direkt Africa Twin'e geçemezsiniz,' diyor net bir şekilde. 'Bu çok zor bir adım.'
Daha hafif makineler özgüven kazandırıyor, özgüven de gelişimi beraberinde getiriyor.

Bu süreçte Honda'nın ürün gamından birçok farklı model kullanılıyor: CRF300L'den hafif modifiyeli CL500'lere, XL750 Transalp'ten CRF1100L Africa Twin'e kadar. Geniş bir yetenek yelpazesine hitap etmek temel hedef. CRF300'lerle yapılan ilk tanışmanın ardından CL500 ve Transalp, arazi sürüşünü normalde hiç denemeyecek kişilere bile açan önemli bir köprü görevi görüyor. Africa Twin ise duygusal merkez olmaya devam ediyor. Dakar mirası, kendi macerasını hayal eden sürücüler için güçlü bir anlam taşıyor. Romano bu konuda daha da net:
'Africa Twin daha çok araziye uygun. Daha güzel. Muhteşem bir makine.'

Coğrafya da önemli bir rol oynuyor. Üçü de Avrupa'nın sunduğu yoğunluk ve arazi çeşitliliğinin eşsiz olduğuna inanıyor: Çamur, kum, kaya, orman, dağ… Bazen hepsi tek bir günde. Frétigné, bu noktada sorumluluğun altını çiziyor; yerel halka ve doğaya saygının da eğitimin bir parçası olduğunu vurguluyor. Sürüş becerisi öğrenmek başka, bu alanlarda doğru şekilde var olmayı öğrenmek başka bir şey.

Merkezlerin sürücülerin ayrılırken hissetmesini istediği şey ortak: hız değil, üstünlük duygusu değil. Özgüven, öğrenme ve keyif. Thorpe için önce gülümseme, sonra düşünme önemli; kurs sonunda sürücülerin ne kadar daha rahat hissettiklerini fark etmeleri. Romano için duygu ön planda; manzaraları arabayla ya da yürüyerek değil, motosikletle keşfetmenin yarattığı bağ. Frétigné içinse bilgi; dünyanın neresinde olursa olsun kullanılabilecek gerçek ve pratik bir anlayış.

Arazi sürüşünü ilk kez düşünen birine ne söyleyecekleri sorulduğunda hepsi aynı fikirde: Kendi kendine öğrenmeye çalışma. Gözün korkmasın. Profesyonel bir yere git. Doğru şekilde öğren.
'Doğru ekipmanla bu iş kolay,' diyor Frétigné. 'Ve insanların sandığından çok daha güvenli.'

Bu destekleyici yaklaşım merkez sahiplerinin ortak ruhunu yansıtıyor. Ego yok, rekabet yok. Sadece kupaları eğitime tercih etmiş üç deneyimli sürücü var. Merkezleri yarışçı yetiştirmek için değil; motosikletini anlayan, sınırlarına saygı duyan ve en önemlisi, yolu nereye giderse gitsin kendi macerasının peşinden özgüvenle gidebilen, donanımlı motorcular yetiştirmek için var.


motorcular.com'da üye ve kurumsal kullanıcı üyelerinin oluşturduğu tüm içerik, görüş, bilgi ve belgelerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcılara aittir. motorcular.com portalına girilen içeriklerin, görüş, bilgi ve belgelerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırı olmasından motorcular.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için ilan veren üyeler ile irtibata geçebilirsiniz.

bucaefeler.com.tr
Başa Dön